Arkaik Çeşme

Eski Smyrna hem doğusunda akan küçük dere hem de yeraltı kaynak suları ile elverişli bir konuma sahipti. Gerçekten de 1948-1951 yılları arasındaki kazılarda, kentin güneydoğusunda, surların dışına yerleştirilmiş olan ve kaynak suları ile beslenen bir çeşme yapısı ortaya çıkarılmıştır. Andezit taşlardan inşa edilmiş olan yapı, dikdörtgen plana sahip, 2.50 m. yüksekliğinde, 1.35 m. genişliğinde, 5.10 m. uzunluğundadır. İçindeki su haznesi, içinde ve dışında yer alan su boşaltma kanalları ve isopata tipinde yapılmış anıtsal binası ile batı dünyasındaki bu tür yapıların günümüze kadar korunmuş şimdilik en eski ve tek örneği olan çeşme yapısının M.Ö. geç 7. yy.'dan M.Ö. 4. yy.'ın ortasına kadar kesintisiz olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Üstü bindirme tekniğindeki bir "tonoz"la örtülü olan çeşme, görünüşüyle isopata adı verilen Myken dönemine ait mezar odalarının geleneğini yaşatmaktadır. Dikdörtgen planı ve tonozuyla Tantalos mezar anıtına benzer. M.Ö. 7. yüzyıla tarihlendirilen kent surunun bir bölümü çeşme yapısının üzerinden, çeşmenin en arka kısmında suyun toplandığı hazne hizasından geçmektedir. Surlardan çıkarak çeşmeden su almaya gelen Smyrnalı’lar, yapının içerisinde, kanalın yanında bulunan taş zeminde yürüyerek kaplarını en arkadaki su haznesinden doldurmaktaydılar. Kaynak suyu hala zaman zaman akmaya devam ettiğinden, Smyrna’yı bahar aylarında ziyaret edenler, çeşmeyi 2600 yıl önceki haliyle izleyebilmektedir.