MÖ 3. ve 2. Bin

ERKEN TUNÇ ÇAĞ (M.Ö. 3. BİNYIL)

Bayraklı’da şimdiye kadar yapılan çalışmalar buradaki yerleşim tarihinin M.Ö. 3. binyıla kadar geriye gittiğini ortaya koyar. 1949 yılı çalışmalarında höyüğün kayalık bir yapıya sahip güneybatı eteğindeki E Açması’nda tespit edilen bu erken yerleşim, Akurgal tarafından “Bayraklı I” tabakası olarak tanımlanmıştır. Yalnızca E Açması’ndaki verilerle temsil edilen I. tabaka yerleşimi, toplamda üç yapı katından oluşur. En alttaki birinci ve ikinci yapı katları M.Ö. 3. binyıla tarihlenirken, büyük oranda tahrip olan en üstteki üçüncü yapı katı M.Ö. 2. binyıla ilişkin veriler sunar. En alttaki iki yapı katından elde edilen veriler, Bayraklı’daki Erken Tunç Çağ yerleşiminin taş temelli, kerpiç duvarlı ve tabanı sıvalı mekânlardan oluştuğunu ortaya koyar. Akurgal, buradan elde edilen çanak çömleklerin Troya I ve II örnekleriyle benzerliğinin altını çizer.

ORTA VE GEÇ TUNÇ ÇAĞLAR (M.Ö. 2. BİNYIL)

E. Akurgal tarafındanII. Tabaka olarak tanımlanan M.Ö. 2. binyıl yerleşimi ise Erken Tunç Çağ yerleşimine nazaran daha geniş alanlardan bilinir. A, B ve H açmalarında yürütülen çalışmalarda özellikle bu dönemle ilgili çeşitli verilere ulaşılmıştır. 1949 yılı kazılarında açılan A ve B açmalarından elde edilen M.Ö. 2. binyıl çanak çömleği E. Akurgal tarafından detaylı bir şekilde değerlendirilerek bunların gerek Batı Anadolu, gerekse Orta Anadolu Hitit kültürleriyle olan benzerlikleri tartışılmıştır. Ancak Bayraklı’nın M.Ö. 2. binyıl mimarisine yönelik bilgiler daha çok 1959-1961 yılları arasında doktora tezi kapsamında Batı Anadolu’da çalışan N. Bayne tarafından kaleme alınmıştır. İngiliz kazı raporlarını değerlendiren Bayne, Bayraklı’nın M.Ö. 2. binyıl yerleşimine yönelik en kapsamlı bilgi kaynağını oluşturur. Bayne, özellikle B Açması’ndan elde edilen verilere göre, bu açmada toplam 14 yapı katı bulunduğunu, bunun çoğunun M.Ö. 2. binyıla tarihlendiğinin altını çizer.

M.Ö. 2. binyıla ilişkin verilerin elde edildiği bir diğer alan H Açması’dır. Yayınlarda her ne kadar bu açmanın en erken tarihi -“Oval Ev” olarak adlandırılan Protogeometrik Dönem yapısının (M.Ö. 925-900) altındaki tabakanın tarihi olan- M.Ö. 1050-1000 yılları arası olarak kabul edilse de, E. Akurgal bu tabakanın altında da kazı çalışmalarına devam ettiklerini ve Troya VI ile benzerlik gösteren çanak çömleklerin ortaya çıkarıldığını belirtmiştir. Nitekim tarafımızdan incelenen eski kazı raporları Oval Ev’in alt seviyelerine inildiğini açıkça ortaya koysa da, henüz yayınlanmadığı için, H Açması’nın bilinen en erken tarihi Erken Demir Çağ’dan yani M.Ö. 1050’den öteye gitmez. Ayrıca H Açması’nda bulunduğu ifade edilen pişmiş toprak bir dümbeleğin Beycesultan paralellerine göre M.Ö. 16. yüzyıla tarihlendiği belirtilmiş ancak bunun dışında kapsamlı bir bilgi verilmemiştir.

Bayraklı’nın prehistorik-protohistorik dönem verileri büyük oranda yukarıda bahsedilen çalışmalardan ibarettir. Tüm bu çalışmalar, çerçevesinde E. Akurgalbu tabakaları “Tunç Çağı” olarak tanımlanmış ve M.Ö. 3000-1050 yılları arasına tarihlendirilmiştir. Akurgal’ın ifadesiyle ilk yerleşim höyüğün en üst noktasındaki kayalık alanda inşa edilmiştir ve M.Ö. 3000-2500 yılları arasına tarihlenmiştir. Hemen bunun üzerinde ise M.Ö. 2500-2000 yılları arasına tarihlenen Orta Tunç Çağ yerleşimi yer alır. Bunun üzerindeki üçüncü tabaka yerleşimi ise M.Ö. 1800-1050 arasına tarihlenmiştir. Bu bilgiler çerçevesinde, Bayraklı’daki Tunç Çağ yerleşiminin Erken Tunç Çağ’dan itibaren Geç Tunç Çağ’a kadar kesintisiz devam ettiği anlaşılır. Ancak bu süreç yukarıda da belirtildiği gibi çok sınırlı bir alandan takip edilir.